Karanlığın Büyüsü: Tenebrizm ve Caravaggioculuk

İtalyan Ressam Caravaggio‘nun kendine has yöntemlerle resimde uyguladığı ışık-gölge teknikleriyle dramatik görüntüler oluşturma yöntemi, sanat tarihinde Tenebrizm olarak adlandırılmaktadır ve batı sanatında farklı ülkeler ve resim geleneklerinden aralarında Jusepe de Ribera, Velazquez ve Rembrandt gibi ünlü takipçiler bularak önemli bir yer edinmiştir.

Batı sanat tarihinde Maniyerizm döneminin sonu ve Barok döneminin başları olarak kabul edilen zaman aralığı 1571-1610 yaşamış olan Caravaggio tabi ki ışık ve gölge tekniklerinin ilk uygulayan sanatçı değildi.  Rönesans döneminde İtalya’daki yoğun sanatsal gelişmelerin bir ürünü olarak ortaya çıkan “chiaroscuro” yani ışık gölge resmi yağlı boyanın da getirdiği teknik kullanım kolaylığıyla birlikte sonraki dönemde yaygınlaşmıştır. Işık ve gölgenin resimde kullanılması resmin içindeki obje model yada mekanlara üç boyut etkisi vererek hacim kazandırmakta ve gerçekçilik hissini en üst seviyeye çıkarmaktadır. Işık ve gölge tekniği “chiaroscuro” Rönesans ve sonraki dönemde  Albrecht Dürer, Tintoretto, El Greco ünlü sanatçılar tarafından da kullanılmıştır.

Caravaggio’nun ışık-gölgeyle uyguladığı yöntemde(Tenebrizm) ise ışık özellikle spot ışığı gibi tek bir kaynaktan gelmektedir. Arka fon siyaha yakın bir koyulukta olmaktadır. Figürlerin gölge kısımları ise renklerin siyah yada koyu gri renklerle karıştırılmasıyla oluşturulur böylece renk doygunluğunu kaybederek gerçek gölge ve rengin karanlığın içine girme etkisi ortaya çıkar.  Bu teknikle güçlü dramatik etkiler elde etmiş olan Caravaggio dini yada mitolojik hikayeleri konu alan figüratif, portre ve natürmort türünde resimler yapmıştır.

Caravaggiocu resim anlayışının diğer önemli özelliği ise doğalcılığıdır; resimlerinde sadece güzeli göstermeyi reddeden İtalyan Ressam  karanlığın, çirkinliğin ve sıradanlığın ne kadar etkileyici olabileceğini bize figürleriyle göstermiştir. Bu görüşüyle bile önceki dönemde ışık-gölge uygulayan sanatçılardan ayrılabilir.

Yaşadığı dönemde etkisini hissettiren diğer resim görüşü olan klasikçi resim anlayışıyla görüş olarak zıt düşer. Klasik-Akademik resim anlayışı güzelliği, sadeliği ve akılcılığı temel almaktadır. Bu görüş Annibale Carracci‘nin çalışmalarında, kurduğu akademide ve bu akademide yetişen ressamlar arasında önemli etkilere sahiptir.

Çeşitli ülkelerde takipçiler bulmuş ve yayıldığı resim gelenek ve kültürlerde kendine özgü doğasını da barındırarak bu kültürlerle harmanlanmıştır. Örneğin; Velazquez ve Rembrandtüzerindeki etkileri çok farklıdır. Dönemin en tutucu katolik krallığı İspanya‘da bu teknik,  dini resimlerdeki gizemli havayı yaratmak için kullanılırken liberal Hollanda‘da başka bir havaya bürünmüş ve bu resim geleneğindeki ustaların özellikleriyle birleşmiştir.

Günümüz dünyasında nereye baksak ışıklı afiş, ekran ve fotoğrafla karşılaşan, televizyon ve sinemanın etkilerine alışmış olan bizler için bu görüntüler çok da etkileyici gelmeyebilir ancak o dönemde yaşadığınızı ve hayalinizde canlandırdığınız dini hikayeleri karşınızda gördüğünüzü bir düşünün, bunun üzerine ufak bilgisayar ekranlarından görülen bir tabloyla yüzyüze izlenen bir tablo arasındaki etki farkını da katarsak Caravaggio‘nun ve tekniğinin nasıl bir büyü yarattığını biraz olsun anlayabiliriz diye düşünüyorum.

İlker Özer

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedIn